Tahvil Faizlerindeki Artışın Sebepleri Savaşın Ötesinde

Tahvil faizlerindeki yükseliş, yalnızca savaş değil, birçok faktörden kaynaklanıyor. Yüksek borç ve yapay zeka yatırımları etkili.

Küresel tahvil piyasalarında uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin artışının sadece İran savaşı sonrası yükselen enflasyon korkularından kaynaklanmadığı, aynı zamanda yüksek kamu borcu, artan bütçe açıkları ve yapay zeka yatırımları gibi faktörlerin de etkili olduğu değerlendiriliyor. Merkez bankalarının faiz artırma olasılığı da bu durumu derinleştiriyor.

Bloomberg’in analizine ve ING, Goldman Sachs ile Barclays stratejistlerinin görüşlerine göre, son dönemde uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş, petrol fiyatlarındaki artışın neden olduğu enflasyonun geri çekilmesine rağmen tamamen tersine dönmeyebilir. Bu durum, piyasa borçlanma maliyetlerinin çatışma sonrası da yüksek seviyelerde kalma riskini doğuruyor.

ABD’de nominal faizlerden enflasyondan arındırılmış reel getirilerin çıkarılmasıyla elde edilen reel faizlerin, toplam tahvil faizlerindeki artışın büyük bir kısmını açıkladığı ifade ediliyor. Bu durum, yatırımcıların yalnızca İran savaşı nedeniyle artan fiyat baskılarından değil, daha derin yapısal risklerden de endişe duyduğunu gösteriyor.

Barclays ABD enflasyon stratejisi başkanı Jonathan Hill, küresel ölçekte uzun vadeli tahvillerin yalnızca enflasyon korkusuyla satıldığı fikrinin piyasa fiyatlamalarıyla tam olarak örtüşmediğini belirterek, yükselen borç seviyeleri ve yapay zekanın reel faizleri yukarı itme potansiyelinin de önemli olduğunu vurguladı.

ABD ve İngiltere’deki tahvil piyasalarının enflasyon beklentilerini ölçen break-even oranlarının, genel faizlerdeki kadar yükselmemesi de bu görüşü destekliyor. Hill, savaş devam etmesine rağmen ABD’de 10 yıllık break-even oranlarının 2022’nin ilk yarısındaki seviyelerin 50 baz puan altında olduğunu, orta vadeli enflasyon beklentilerini gösteren 5 yıl sonrası 5 yıllık break-even oranının ise yüzde 2,2 civarında seyrettiğini ifade etti.

Bloomberg analizine göre, ABD’de reel faizler yükselişin ana motoru olurken, Japonya ve Almanya’da enflasyon etkisi daha belirgin bir şekilde hissediliyor. ING Amerika Araştırma Başkanı Padhraic Garvey, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması durumunda bile reel faizler yüksek kaldığı sürece uzun vadeli faizlerin yüksek seviyelerde sıkışıp kalabileceğini belirtti.

ABD tahvil faizlerini yukarıda tutan diğer etkenler arasında Trump’ın vergi indirimleriyle büyümesi beklenen bütçe açığı, artacak tahvil arzı, ticaret savaşlarının tedarik zincirlerine etkisi ve yapay zeka yatırımlarının kısa vadede maliyet baskısı yaratması öne çıkıyor. JPMorgan Üst Yöneticisi Jamie Dimon, hükümet borçlanması ve tahvil talebine ilişkin kaygılar nedeniyle ABD faizlerinin daha da yükselebileceği uyarısında bulunmuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu