Altın Fiyatları Enflasyon Korkusuyla Dalgalanıyor
Altın fiyatları, jeopolitik riskler ve yükselen faiz oranları nedeniyle dalgalanmaya devam ediyor. Yatırımcılar dikkatle gelişmeleri izliyor.
Yılın başında tarihi zirvelere ulaşan altın piyasasında son günlerde önemli bir dönüş yaşandı. Geçtiğimiz hafta ons altın, Kasım 2025’ten bu yana ilk kez 4.000 dolar seviyesinin altını test etti. Ardından 4.050 dolara kadar toparlansa da, piyasada hâlâ satış baskısı sürmekte. Haftalık bazda yüzde 5,5, aylık bazda ise yüzde 10 değer kaybı, yatırımcıların dikkatini yeniden faiz beklentilerine yönlendirdi.
ABD ile İran arasındaki Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim, kısa süreli güvenli liman alımlarına yol açsa da, yükselen petrol fiyatları enflasyon endişelerini yeniden gündeme getirdi. Bu durum, yatırımcıların Fed’in faiz indirimlerini erteleyeceği beklentisini güçlendirdi. Piyasalar, ABD istihdam verileri ve ISM imalat endeksi gibi göstergelerden gelecek yeni sinyalleri sabırsızlıkla bekliyor.
Uzmanlar, altındaki son düşüşün temel sebebinin jeopolitik gelişmeler değil, faiz beklentilerinin yeniden fiyatlanması olduğunu belirtiyor. Fed’in son açıklamaları sonrası tahvil faizleri artarken, dolar da değer kazandı. Bu durum, faiz getirisi olmayan altının cazibesini azaltarak ETF yatırımcılarının kâr realizasyonuna yönelmesine neden oldu.
Yılın başında altın rallisini destekleyen ETF girişleri, mart ayından itibaren tersine döndü. Küresel altın ETF varlıkları, yıl başına göre yaklaşık yüzde 1,5 azaldı ve özellikle Kuzey Amerikalı yatırımcıların satışları dikkat çekti. Analistler, güvenli liman talebinin bu sefer enflasyon endişeleri gölgesinde kaldığını ve piyasanın savaş riskinden ziyade para politikasına odaklandığını vurguluyor.
Yatırımcı talebindeki zayıflamaya rağmen, merkez bankaları altın piyasasının en önemli destekleyicisi olmaya devam ediyor. Yılın ilk çeyreğinde resmi kurumlar yaklaşık 244 ton altın alımı gerçekleştirdi. Çin, üst üste 19 ay boyunca rezervlerine altın eklerken, Polonya da en büyük alıcılar arasında yer aldı. Dünya Altın Konseyi’nin son araştırmasına göre, merkez bankalarının yüzde 84’ü önümüzdeki beş yılda rezervlerde altının payının artacağını öngörüyor ve yaklaşık yüzde 90’ı gelecek 12 ay içinde altın rezervlerini artırmayı planlıyor. Bu durum, kısa vadeli satış baskısına rağmen uzun vadeli yapısal talebin güçlü kalmaya devam ettiğini gösteriyor.
Uzmanlar, altının uzun vadeli yükseliş hikâyesinin devam ettiğini ancak yukarı yönlü hareketin beklenenden daha yavaş ve dalgalı olacağını ifade ediyor. Örneğin, ING, üçüncü çeyrek için ortalama ons altın tahminini 4.850 dolardan 4.300 dolara, dördüncü çeyrek tahminini ise 5.000 dolardan 4.600 dolara düşürdü. Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme politikaları ve jeopolitik riskler, altın için orta ve uzun vadede önemli destek olmaya devam edecek.
Gümüşte satışlar daha sert gerçekleşti. Altındaki düzeltme, gümüş piyasasında çok daha belirgin hissedildi. Gümüş fiyatları, haftalık bazda yaklaşık yüzde 10, aylık bazda ise yüzde 22,5 oranında gerileyerek 59 dolar civarında işlem görmekte. Büyük kurumların güncel beklentileri ise dikkatle izleniyor.




