Pamuk Piyasasında Yükseliş: Enerji ve Gübre Etkisi
Orta Doğu’daki gerilim pamuk fiyatlarını etkiliyor. Enerji ve gübre maliyetleri, pamuk piyasasında artışa neden oldu.
Orta Doğu’da artan jeopolitik gerginlik, emtia piyasalarında önemli dalgalanmalara yol açarken, pamuk da bu etkilenen ürünler arasında yer alıyor. Enerji maliyetlerindeki artış, gübre fiyatlarındaki yükseliş ve lojistik sorunlar, zaten zayıf olan arz dengesini daha da zorlaştırıyor. Bu durum, küresel pamuk fiyatlarının son 22 ayın en yüksek seviyesine ulaşmasına neden olurken, tekstil sektöründe de yeni maliyet baskıları ortaya çıkıyor.
Pamuk vadeli işlemleri, pound başına 73 sentin üzerine çıkarak Haziran 2024’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Yılbaşından bu yana fiyatlardaki artış yüzde 14 seviyesine ulaşırken, bu durum piyasalarda yukarı yönlü bir trendin güçlendiğini gösteriyor. Şubat ayından itibaren hızlanan bu toparlanma, arz endişeleri ve makroekonomik gelişmelerin birleşik etkisiyle destekleniyor.
Enerji fiyatlarındaki artış, pamuk fiyatları üzerinde dolaylı ama etkili bir etki yaratıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamalar ve artan jeopolitik riskler nedeniyle yükselen petrol fiyatları, polyester gibi sentetik elyafların üretim maliyetlerini artırıyor. Bu durum, doğal elyaf olan pamuk talebini artırıyor. Yani enerji fiyatlarındaki yükseliş, sadece maliyetler üzerinden değil, talep yönlü bir destekle de pamuk piyasasını olumlu etkiliyor.
Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte, finansal yatırımcıların emtia piyasalarına yöneldiği gözlemleniyor. Nisan ayının ilk haftasına kadar olan beş haftalık dönemde, 25 büyük emtia vadeli işleminde yönetilen para pozisyonları yüzde 78 artarak 1,9 milyon sözleşmeye ulaştı. Bu süreçte, pamuk gibi yumuşak emtialarda daha önce yüksek seviyelerde bulunan kısa pozisyonların hızla kapatılması, fiyatlardaki artışı hızlandıran önemli bir faktör oldu. Brent petrol ve tarım emtialarıyla birlikte pamuk da bu yatırım akımından güçlü bir şekilde etkilendi.
Pamuk piyasasında fiyatları yükselten bir diğer önemli etken ise arz tarafındaki belirsizlikler. ABD’nin batı ve güneybatı bölgelerinde devam eden kuraklık, üretim görünümünü tehdit ediyor. Çinli veri sağlayıcısı SunSirs’e göre, ABD’de pamuk ekim alanının 9,4 milyon dönümden 9,23 milyon dönüme gerilemesi bekleniyor.
Pamuk üretimi, yoğun gübre kullanımına bağlı olduğundan artan gübre fiyatlarına karşı oldukça hassas bir yapı sergiliyor. Orta Doğu’daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen sevkiyatları aksatarak küresel gübre arzını doğrudan etkiliyor.
Pamuk fiyatlarındaki artış, tekstil sektöründe maliyetlerin yükselmesine yol açıyor. Özellikle iplik ve kumaş üreticilerinin bu durumdan daha hızlı etkilenmesi beklenirken, küresel hazır giyim ticaretinde de fiyat ayarlamalarının gündeme gelmesi muhtemel görünüyor.
2025/26 sezonuna ilişkin küresel görünüm, üretim ve tüketimde sınırlı bir artış öngörüyor. Küresel pamuk üretiminin 121,9 milyon balyaya ulaşması beklenirken, tüketimin 119,1 milyon balyaya çıkacağı tahmin ediliyor. Küresel ticaretin 43,7 milyon balyaya gerilemesi beklenirken, stokların 77 milyon balyaya yükseleceği öngörülüyor. Türkiye’de ise arz-talep dengesi dikkat çekiyor. 1 Ağustos’ta başlayan pazarlama yılında üretimin 665 bin ton, tüketimin 1 milyon 481 bin ton ve ithalatın 980 bin ton seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu durum, Türkiye’nin pamukta dışa bağımlılığının devam ettiğini ve küresel fiyat hareketlerine karşı hassasiyetin sürdüğünü ortaya koyuyor.




