AB Liderleri Çin ile Ticaret Açığını Ele Aldı

AB liderleri, Çin ile artan ticaret açığını ve stratejik bağımlılıkları ele alarak ekonomik savunma araçlarını güçlendirme kararı aldı.

SOSYAL MEDYADA BİZE-BÜLTEN

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Brüksel’de düzenlenen AB Liderler Zirvesi sonrası bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda, liderlerin küresel ekonomik dengesizlikleri ele almak üzere stratejik bir görüşme yaptığını ifade eden Costa, AB’nin stratejisinin ‘kopuş değil, risk azaltma’ üzerine kurulu olduğunu vurguladı.

Costa, Çin ile olan ticaret ilişkilerinde karşılaştıkları sorunların çözülmesi gerektiğini belirterek, “Günde 1 milyar euroluk ticaret açığı kesinlikle sürdürülebilir değildir,” dedi. Ticaret dengesizlikleri konusunda bugüne kadar somut sonuçlar elde edilemediğini dile getiren Costa, liderlerin AB Komisyonu’ndan mevcut araç setini gözden geçirmesini ve kısa vadede atılacak adımları belirlemesini talep etti.

AB’nin kurallara dayalı ve mütekabiliyet ilkesine uygun ekonomik ilişkiler geliştirmesi gerektiğini ifade eden Costa, adil rekabet şartlarının sağlanması gerektiğini de sözlerine ekledi. Liderler, ekonomik ve güvenlik çıkarlarını korumak amacıyla başlıca ekonomik ortaklarla yapıcı diyaloğu sürdürme ve mevcut araçları güçlendirme konusunda Komisyonu görevlendirdi.

Çin ile ticaret açığı 360 milyar euroya ulaştı

AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, son beş yıl içinde Çin’den AB’ye yapılan ithalatın yüzde 45 oranında arttığını belirterek, “Geçen yıl AB, Çin ile ticaretinde tarihi bir açık verdi. Bu açık 360 milyar avroya ulaştı. Başka bir deyişle, AB her gün yaklaşık 1 milyar euro ticaret açığı veriyor,” dedi. G7 Zirvesi’nde ve AB liderleri arasındaki görüşmelerde yapısal aşırı kapasite sorununun ve bunun küresel ekonomik dengesizlikler üzerindeki etkisinin ele alındığını aktaran von der Leyen, tüm AB üyesi ülkelerin Çin’e karşı ticaret açığı verdiğini ve sorunun ucuz ithalat değil, Avrupa’nın üretim tabanını aşındıran aşırı kapasite olduğunu vurguladı.

Von der Leyen, AB’nin rekabet gücünü artırması gerektiğini ancak küresel dengesizliklerin de ele alınmasının zorunlu olduğunu belirtti. Liderlerin çeşitlendirme ve risk azaltma stratejisine güçlü destek verdiğini ifade eden von der Leyen, stratejik bağımlılıkların siyasi baskı aracı olarak kullanılmasını önlemek istediklerini de ekledi.

AB’nin son yıllarda ticaret ve sanayi politikası alanında kapsamlı bir araç seti oluşturduğunu hatırlatan von der Leyen, bu araçların daha proaktif ve stratejik bir şekilde kullanılacağını söyledi. AB Komisyonu’nun yeni ‘çeşitlendirme aracı’ gibi mekanizmalar üzerinde çalışacağını belirten von der Leyen, bu mekanizmanın herhangi bir ülkeyi hedef almayacağını ve şirketlerin risk azaltma sürecini hızlandırmayı amaçladığını ifade etti.

İş dünyasının tedarik zincirlerindeki riskleri azaltma konusunda yavaş hareket ettiğini belirten von der Leyen, risklere verilen tepkilerin yeterince hızlı olmadığını dile getirdi. Yeni aracın ideal olarak hiç kullanılmamasını tercih edeceğini ancak mevcut baskılar nedeniyle buna ihtiyaç duyulabileceğini kaydetti.

AB’nin 2028 sonrası bütçesinde ilerleme sağlandı

Liderler, zirvede AB’nin 2028 sonrası dönemi kapsayacak yeni Çok Yıllı Mali Çerçeve’yi (MFF) de ele aldı. Von der Leyen, üye ülkelerin yeni bütçenin genel mimarisi üzerinde anlaşmaya vardığını belirtti. Yeni bütçenin Avrupa’nın rekabet gücünü artıracak, güvenlik ve savunmasını güçlendirecek şekilde tasarlanacağını ifade etti.

AB’nin yeni bütçesinin finansmanı için yeni öz kaynaklara ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan von der Leyen, yıl sonuna kadar genel bir uzlaşı sağlanması halinde bütçenin 1 Ocak 2028’de yürürlüğe girebileceğini sözlerine ekledi. Bu arada AB ülkeleri, 2028-2034 dönemini kapsayacak yeni Çok Yıllı Mali Çerçeve’yi tartışmaya başladı. AB bütçesi, harcama tavanlarının belirlendiği 7 yıllık dönemler için hazırlanıyor. AB’nin 2021-2027 dönemini kapsayan yaklaşık 1,2 trilyon euroluk mevcut bütçesi 2020 yılında kararlaştırılmıştı.

AB Komisyonu, yeni dönemde bütçenin yaklaşık 2 trilyon euroya çıkarılmasını ve mevcut yapıya göre daha esnek kullanılmasını öneriyor. Üye ülkelerin bütçenin büyüklüğü, finansman kaynakları ve öncelikler konusunda farklı pozisyonlar benimsemesi nedeniyle müzakerelerin zorlu geçmesi bekleniyor. Yeni bütçenin 1 Ocak 2028’de yürürlüğe girebilmesi için siyasi anlaşmanın 2026 yılı sonuna kadar sağlanması gerekiyor. Bütçe görüşmelerinde üye ülkelerin katkı payları, savunma harcamaları, rekabetçilik, tarım, uyum fonları ve yeni önceliklere ayrılacak kaynaklar konusunda yoğun tartışmalar yaşanması öngörülüyor. Uzun vadeli bütçenin kabulü için Avrupa Parlamentosu’nun onayı ve üye ülkelerin AB Konseyi’nde oy birliği gerekiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu