Rusya’nın Bütçe Açığı Artarken Enerji Gelirleri Yetersiz Kalıyor
Rusya’nın bütçe açığı, enerji gelirlerine rağmen artış gösteriyor. Askeri harcamalar ve enflasyonist baskılar durumu zorlaştırıyor.
Rusya’nın federal bütçe açığı, 2023 yılının ocak-temmuz döneminde %32,3 oranında bir artışla 6,5 trilyon rubleye ulaştı. Küresel krizlerin etkisiyle petrol gelirlerinde kısa süreli bir artış yaşansa da, artan askeri harcamalar kamu maliyesinde daha büyük bir açığa yol açıyor.
Askeri harcamalar, küresel emtia piyasalarından elde edilen yüksek gelirleri hızla tüketiyor. Bu yılın ilk yedi ayında devlet alımları için ayrılan bütçe, %39 oranında bir artışla 8,4 trilyon rubleye yükseldi. Yeni düzenlemeler, hükümete bütçe kanununu değiştirmeden harcama yapma yetkisi tanırken, bu durum mali disiplinin sağlanmasını zorlaştırıyor. Toplam kamu giderleri 28,6 trilyon rubleye ulaşmışken, orduya yapılan peşin ödemeler, cari bütçenin yıllık planlama sınırlarının %80’ini tüketmiş durumda.
Petrol Muafiyetleri Neden Dengeyi Sağlayamıyor?
Orta Doğu’daki gelişmeler ve deniz koridorlarındaki riskler, ham petrol fiyatlarını artırarak Rusya’nın hazinesine temmuz ayında 934 milyar ruble ek enerji vergisi kazandırdı. Ancak bu geçici kaynak artışı, yıl genelindeki bütçe açığı trendini değiştirmeye yetmiyor. Bütçe bültenlerine yansıyan verilere göre, petrol dışı sanayi sektörlerinden elde edilen katma değer vergileri %24,9 oranında artış gösterse de, bu artış askeri sanayi kompleksindeki hammadde ve iş gücü maliyetlerindeki yükselişi dengelemekte yetersiz kalıyor. Enerji gelirlerindeki 15 aylık zirveye rağmen, bütçe dengesi temmuz ayında yeniden 724 milyar ruble eksiye geçti. Bu durum, harcama düzeyinin ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Asya pazarlarına yapılan indirimli ham petrol sevkiyatları, hacimsel olarak yüksek görünse de, bütçedeki açığı kapatacak net nakit akışını sağlayamıyor. Ayrıca, küresel deniz lojistiğinde tankerlere uygulanan ek sigorta maliyetleri ve gizli navlun ücretleri, elde edilen ham petrol karının önemli bir kısmının kaybolmasına neden oluyor. Ülke içindeki rafinerilerin modernizasyon süreçlerinde yaşanan parça sıkıntıları da işlenmiş ürün ihracatını olumsuz etkileyerek alternatif vergi kaynaklarını azaltıyor. Sonuç olarak, varil fiyatlarındaki yapay artışlar, cephe hattındaki askeri harcamaların getirdiği büyük finansal yükü karşılamaya yetmiyor.
Enflasyon Sarmalı ve Merkez Bankası’nın Faiz Politikası
Rusya Merkez Bankası, derinleşen bütçe açığını ekonomi için en büyük enflasyonist risk olarak değerlendiriyor. Kamu harcamalarının piyasaya sürdüğü yüksek likidite, tüketim iştahını artırırken, para otoritesi fiyat istikrarını sağlamak amacıyla faiz oranlarını yükseltme baskısı altında tutuyor. Sanayi imalatçılarının yüksek faiz ortamında kredi bulmakta zorlanması, yerel ekonomik büyümeyi yavaşlatırken, Rusya’nın askeri harcamaları kısmaktan kaçınması, maliye politikası ile para politikası arasındaki çatışmayı derinleştiriyor. Hükümet yetkilileri, bütçe açığı hedefinin yıl sonunda başlangıçta planlanan %1,6 seviyesinin üzerine çıkacağını kabul etmiş durumda. Bu durum, rublenin döviz kurları karşısındaki uzun vadeli dayanıklılığını ve yerel piyasadaki fiyat istikrarını tehdit ediyor.




