CHP Raporu: Türkiye Varlık Fonu Kısa Vadeli ve Pahalı Borçlanıyor
CHP’nin raporuna göre Türkiye Varlık Fonu, kısa vadeli ve yüksek maliyetli borçlanma eğiliminde.
CANAN SAKARYA/ANKARA
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) son dönemde artan borçlanma eğilimlerini ele alan bir rapor hazırladı. Raporda, Şubat 2024’te gerçekleştirilecek eurobond ihracı ile başlayan borçlanma sürecinin, sukuk ve murabaha gibi alternatif finansman araçlarının eklenmesiyle farklı bir boyut kazandığı vurgulandı.
TVF’nin bu borçlanmaları hazine garantisi olmaksızın gerçekleştirdiği belirtilerek, bu durumun Fonun uluslararası piyasalara erişim yeteneğini artırdığı ifade edildi. Ancak, bu durumun dünya genelindeki büyük varlık fonlarından farklı olduğu da kaydedildi. Raporda, büyük varlık fonlarının, ülkelerin mevcut gelir fazlasını gelecek nesiller için yatırıma dönüştürmek amacıyla kurulduğu, Türkiye Varlık Fonu’nun ise kamu kontrolündeki şirketlerden oluşan bir portföyü borçlanarak yönettiği belirtildi.
Rapor, TVF’nin dış borçlanmaya yönelmesinin, fonun kuruluş aşamasında dile getirilen “paralel hazine” eleştirilerini doğruladığını vurguladı. Ayrıca, Hazine garantisi olmaksızın yapılan borçlanmaların, aynı yatırımcı tabanını hedeflemesi nedeniyle bir “crowding-out” durumunun söz konusu olduğu ifade edildi. Hazine’nin uzun yıllardır uyguladığı dış finansman stratejisinin, borçlanma maliyetini orta-uzun vadede en düşük seviyede tutmayı amaçladığı, TVF’nin ise daha kısa vadeli ve yüksek maliyetli borçlandığı belirtildi. Örneğin, Şubat 2024’te Hazine’nin 10 yıllık tahvilinde getiri oranı yüzde 7,875 iken, TVF 5 yıl vadede yüzde 8,375 oranla borçlanmıştır.
TVF’nin dış borç stoku artarken, Fonun internet sitesinde finansal yatırımlar, mali yükümlülükler veya dış borç pozisyonuna dair herhangi bir istatistiğin yer almadığına dikkat çekildi. Bu borçların koşulları, hangi projeler için kullanıldığı ya da geri ödeme takvimi hakkında kamuya açık bilgi bulunmadığı belirtildi. Hazine’nin borç tablolarında da TVF kaynaklı yükümlülüklerin yer almadığı ifade edildi.
CHP’nin raporunda yer alan bazı tespitler arasında, Türkiye Varlık Fonu ile ilgili denetim görevini koordine eden Devlet Denetleme Kurulu’nun Cumhurbaşkanına bağlı olması nedeniyle “denetim etiği” açısından sakıncalı olduğu vurgulandı. Ayrıca, TVF’nin ilk başkanının tutukluluğuna neden olan olayların denetim raporlarında yer almadığı, kamu şirketlerinin zararlarının nedenleri hakkında herhangi bir inceleme yapılmadığı kaydedildi. TVF bünyesinde kurulan 5 alt fondan yalnızca birinin aktif durumda olduğu, diğer fonların neden terkin edildiği konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı da raporda yer aldı.
Sonuç olarak, Türkiye Varlık Fonu’nun hukuki mevzuattan, vergi ve yükümlülüklerden muaf tutulması, gelecekte gerçekleştireceği faaliyetlerin meşruiyetini ve denetimini zorlaştırmaktadır.




