Türkiye Pamuk Üretiminde İthalata Bağımlılığı Artıyor
Türkiye, 2026 yılında pamuk ihtiyacının yüzde 75’ini ithalatla karşılayacak. Üretim alanları kritik seviyelere geriliyor.
Bu yıl Türkiye’de pamuk ekim alanlarının en düşük seviyeye düşmesi bekleniyor. Toplamda 200 bin hektar alanda üretim yapılması öngörülüyor. Bu durum, ülke ekonomisinin ve tekstil sektörünün daha fazla dışa bağımlı hale geleceğini gösteriyor. Türkiye’nin pamuk üretiminde bu kritik seviyeye düşmesi, pamuk üreten bir ülke için oldukça kaygı verici bir durum.
Son yıllarda pamuk, üreticisine en çok kaybettiren tarım ürünlerinden biri haline geldi. Üreticiler, artan maliyetlere rağmen pamuk fiyatlarının düşmesiyle zarar etmeye devam etti. Ancak son bir ay içinde polyester fiyatlarının artmasıyla pamuk fiyatlarında bir yükseliş gözlemlendi. Fakat bu artış, çiftçiler için anlam ifade etmiyor; çünkü tarlalarında pamuk kalmadı.
Geçtiğimiz hafta İzmir’de düzenlenen 8. Ulusal Pamuk Zirvesi’nde, pamuk sektöründeki sorunlar detaylı bir şekilde ele alındı. 2026 yılı için üretim tahminleri ise pek umut verici değil. Yıllardır üreticilerin zarar etmesine göz yumulması, üretimin hızla azalmasına neden oldu. 2022 yılında pamuk ihtiyacının yüzde 75’ini karşılayan Türkiye’nin, 2026’da bu ihtiyacın yüzde 75’ini ithalatla karşılamak zorunda kalacağı ifade edildi.
“Türk Pamuğunda Kritik Eşik” temasıyla gerçekleştirilen zirvede, sektörün tüm paydaşları bir araya geldi. Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, pamuk sektörünün mevcut durumunu değerlendirmek ve karşılaştığı sorunlara çözüm üretmek amacıyla toplandıklarını belirtti.
Bilinçsiz Kimyasal Kullanımı Maliyetleri Artırıyor
İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, üretim maliyetlerinin düşürülmesine yönelik çalışmaların önemine vurgu yaparak, sulama tekniklerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Bilinçsiz kimyasal ve ilaç kullanımının maliyetleri artırdığına dikkat çeken Elban, bu durumun bazı bölgelerde tarımdan uzaklaşmaya neden olduğunu belirtti. Çiftçilerin pamuk üretiminden kopuş hızının azaltılması gerektiğini vurgulayan Elban, sektör temsilcilerinin hızlı ve somut çözüm önerilerine odaklanmasının önemine işaret etti.
Üreticinin En Büyük Sorunu: Yüksek Maliyet, Düşük Fiyat
Ulusal Pamuk Konseyi’nin önceki dönem Yönetim Kurulu Başkanı Bertan Balçık’ın yönettiği panelde, pamuk üreticisi Fuat Tanman, Çukobirlik Şanlıurfa Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Güneş ve diğer sektör temsilcileri konuşma yaptı.
Üretim İlk Defa 200 Bin Dekara Gerileyecek
Panelde öne çıkan sorunlar ve çözüm önerileri arasında, dünya genelinde yaklaşık 26 milyon ton lif pamuk üretildiği ve tüketimin de benzer seviyelerde olduğu belirtildi. ABD, Brezilya ve Avustralya gibi ülkeler büyük pamuk üreticileri olmasına rağmen, büyük tekstil sektörleri olmadığı için pamuk ihracatçısı konumundalar. Türkiye ise üretici olmasına rağmen, tekstil sektörünün büyüklüğü nedeniyle ithalat yapmak zorunda kalıyor.
Bu yıl Türkiye’nin pamuk ekim alanı en dip seviyeye düşerek toplamda 200 bin hektara gerileyecek. Bu durum, ülke ekonomisinin ve tekstil sanayisinin daha fazla dışa bağımlı hale gelmesi anlamına geliyor. Pamuk üretiminin stratejik önemi göz ardı edilemez; çünkü kütlü pamuktan sadece lif pamuk elde edilmez, aynı zamanda gıda sanayisinde kullanılan yağ ve hayvan yemi gibi yan ürünler de üretilmektedir. İthalat yapıldığında bu yan ürünler, hammaddeler ithalat yapılan ülkede kalmaktadır.
Pamuk İthalatının 1,1 Milyon Ton Olması Bekleniyor
Pamuk üretimi, tekstil sektörü için hammadde tedarikinin güvenli olmasını sağlamaktadır. Ancak yaşanan savaşlar ve gerginlikler nedeniyle gümrük duvarları yükselmekte ve ülkeler kendi kendine yeterlilik stratejilerini ön plana çıkarmaktadır. Türkiye, yıllık ortalama 1,5 milyon ton lif pamuk tüketmektedir. 2022 yılında bu tüketimin yaklaşık 1,1 milyon tonunu kendisi üretmiştir. Ancak 2025 yılında bu rakam 660 bin tona düşecektir. 2026 sezonunda ise Türkiye’nin lif pamuk üretiminin 400 bin tona gerilemesi ve ihtiyacının yüzde 75’ini ithal etmesi beklenmektedir.
İthalatla Artan Karbon Ayak İzi Sorun Oluşturabilir
Pamuk ithalatının büyük bir kısmı, Brezilya ve ABD gibi uzak ülkelerden gerçekleştirilmektedir. Bu durum, karbon ayak izinin artmasına neden olmaktadır. Türkiye, pamuktan ürettiği ürünleri en çok Avrupa Birliği ülkelerine ihraç etmektedir. Avrupa Birliği, karbon ayak izini azaltmak amacıyla sınırda karbon vergisi uygulamaya başladığında, Türkiye bu durumdan olumsuz etkilenecektir. İthalatın olumsuz sonuçları daha da artacaktır.
Tarım Satış Kooperatifleri Etkin Olmalı
Verimlilik ve kalitede bir sorun olmamakla birlikte, sorun fiyatlandırma ve destekleme konularındadır. Daha önce Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri, üretimin devamlılığı açısından önemli bir rol üstlenirken, günümüzde bu birlikler devre dışı kalmıştır. Kooperatifçiliğin yeniden etkin hale getirilmesi gerekmektedir.
Pamuk üretimindeki azalmanın sebepleri arasında, artan maliyetler ve yüksek girdi fiyatları karşısında pamuk fiyatlarının yerinde sayması ve desteklerin yetersiz olması yer almaktadır. 20 yıl önce pamuk destekleri fiyatın yüzde 30’u seviyesindeyken, bu oran günümüzde yüzde 5’e kadar düşmüştür. Üreticiler, kilo başına destek sistemine geri dönülmesini talep etmektedir.
Sonuç olarak, pamuk üretimindeki sorunlar her geçen yıl artmakta ve çözümler de belli olmaktadır. Ancak, destekleme yerine ithalatın sürdürülmesi tercih edilmektedir. Bu nedenle Türkiye, 2026 yılında pamuk ihtiyacının yüzde 75’ini ithalatla karşılayacak.
Türkiye GDO’suz Pamuk ile Ayrışıyor
Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu, 2026 yılının ilk dört ayında yağışların artmasının tarımsal üretim açısından olumlu bir yıl beklentisi yarattığını belirtti. Türkiye, kaliteli ve GDO’suz üretimle dünya üreticilerinden ayrıştığını vurguladı.




