New York’un nükleer enerji hamlesi ABD’de büyüyor
New York Valisi Kathy Hochul, eyaletin nükleer enerji kapasitesini 5 gigavat artırmayı hedefliyor. Plan, maliyet ve güvenlik tartışmalarını büyütüyor.
Kathy Hochul’un 2021’de New York valiliğini üstlendiği dönemde eyalet, karmaşık bir enerji dönüşümünün ortasındaydı. Albany yönetimi, bundan yalnızca iki yıl önce ülkenin en iddialı karbon azaltım yasalarından birini kabul etmişti. Ancak aynı süreçte, eyaletin karbon salımı olmayan en büyük elektrik kaynağı Indian Point nükleer santrali kapatılmıştı.
Aradan geçen beş yılda tablo önemli ölçüde değişti. Kasım ayında yeniden seçilmek için yarışacak Demokrat Vali Hochul, ilkbaharda eyaletin karbonsuzlaşma hedeflerini esnetirken şimdi de onlarca yıldır görülmeyen ölçekte yeni nükleer reaktör yatırımı çağrısı yapıyor.
Hochul, Canary Media’ya yaptığı açıklamada, “Nükleer enerji kapasitemizi genişletmek, tüm kaynakları değerlendirdiğimiz enerji stratejimizin temel unsurlarından biri olacak. Bu yaklaşım, New Yorklular için güvenilir elektriği ve uygun maliyetleri güvence altına alırken 21. yüzyıla uygun ekonomik gelişme fırsatlarını da destekleyecek” dedi.
Valinin planı hayata geçerse New York’ta 5 gigavatlık yeni nükleer üretim kapasitesi kurulacak. Bu hedef, eyaleti nükleer elektrik üretim kapasitesi bakımından ABD’de üçüncü sıraya taşıyabilir.
Ancak hedefin ölçeği oldukça büyük. ABD genelinde son 20 yılda yalnızca 3 gigavatın biraz üzerinde yeni nükleer kapasite devreye alındı. Bu kapasitenin büyük bölümü, Georgia’daki Southern Company’ye ait Alvin W. Vogtle Elektrik Üretim Santrali’nde kurulan ve maliyet ile takvim aşımları nedeniyle sorunlarla karşılaşan ilk AP1000 reaktörlerinden geldi.
Hochul’un nükleer enerjiye yönelmesi, Washington’dan küçük, yeni nesil reaktörlerle büyük ölçekli tesislerin inşasına yönelik desteğin arttığı bir döneme denk geliyor. New York’ta hâlihazırda üç nükleer santral bulunuyor.
Eyalette daha fazla nükleer enerji isteyen Nuclear New York adlı savunuculuk grubunun kurucu ortağı Isuru Seneviratne, gelişmeyi “Batı dünyasında enerji gerçekçiliğinin geri dönüşünün bir parçası” olarak nitelendirdi.
Buna karşın plan, eyaletteki tüm çevre grupları tarafından desteklenmiyor. Etkili yerel kuruluşlardan NY Renews, New York’un rüzgâr ve güneş enerjisinden daha fazla yararlanmak için yeterli adım atmadığını savunuyor. Bazı eyalet milletvekilleri ise nükleer santrallerin kurulmasına geçici moratoryum getirilmesini istiyor.
Hochul ise nükleer enerjiyi uzun vadeli karbonsuzlaşma hedefinin zorunlu bir unsuru olarak görüyor. New York, kuzey bölgelerinde büyük ölçekli yenilenebilir enerji tesisleri kurma ve elde edilen elektriği güneydeki nüfus merkezlerine taşıma planını uygulamakta zorlandı. Ayrıca Başkan Donald Trump döneminde federal politikaların, eyaletin temiz enerji planlarında önemli yer tutan açık deniz rüzgârı sektörünü büyük ölçüde zayıflattığı belirtiliyor.
Hochul, açıklamasında, “Washington’dan gelen tehlikeli politikalar ilerlememizi durdurma tehdidi oluştururken şebekemizi güçlendirme ve New York’un ihtiyaç duyduğu temiz enerjiye yatırım yapma çabalarımızı iki katına çıkarıyorum” ifadelerini kullandı.
New York’un enerji politikasında yön değişimi
New York’un nükleer enerji politikasındaki dönüşüm, eyaletin son yıllardaki yaklaşımından belirgin bir kopuş anlamına geliyor. New York kentinin kuzeyinde bulunan Indian Point santrali, onlarca yıl süren protestoların ardından Nisan 2021’de son reaktörünü kapattı.
Santralin karşıtları, tesisin 11 Eylül saldırılarına benzer bir terör eylemi açısından ciddi risk oluşturduğunu savunuyordu. Bu görüşü dönemin Valisi Andrew Cuomo ile daha sonra görev alan Robert F. Kennedy Jr. da destekledi. Eleştiriler arasında santralden Hudson Nehri’ne bırakılan ılık suyun yaban hayatına zarar verdiği iddiası da yer aldı.
Hochul aynı yıl valilik görevine başladı. Ancak nükleer enerji seçeneğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini açık biçimde savunması 2024’te gündeme geldi. Ocak 2025’te eyalet için bir nükleer enerji “ana planı” yayımlayan Hochul, beş ay sonra ülkenin en büyük kamu elektrik kuruluşu olan New York Enerji Otoritesi’ne ilk 1 gigavatlık yeni nükleer kapasitenin inşaat maliyetini düşürmek üzere çalışma talimatı verdi.
New York, aynı yılın aralık ayında Ontario yönetimiyle de ortaklık kurdu. Kanada’nın Ontario eyaletinde muhafazakâr hükümet, Kuzey Amerika’nın muhtemelen ilk küçük modüler reaktörünü inşa etmeye hazırlanıyor. Söz konusu proje, Amerikan-Japon ortaklığı GE Vernova Hitachi Nuclear Energy tarafından geliştirilen 300 megavatlık BWRX-300 reaktörünü kapsıyor.
Ortaklığın amacı, kuzeydoğu ABD’deki eyaletlerin üzerinde uzlaşabileceği bir veya iki reaktör tasarımını belirlemek. Böylece bölgesel bir tedarik zinciri oluşturularak aynı teknolojinin ikinci, üçüncü ve dördüncü örneklerinin daha düşük maliyetle kurulması hedefleniyor.
Hochul, Ocak 2026’da New York’un nükleer enerji hedefini 4 gigavat daha artırarak toplam planlanan kapasiteyi 5 gigavata çıkardı. Aynı açıklamada, eyaletin kuzeyindeki sekiz yerleşim biriminin nükleer tesislere ev sahipliği yapma konusundaki ilgisini New York Enerji Otoritesi’ne bildirdiği duyuruldu.
İki ay sonra Hochul, New England bölgesindeki altı eyaletin valisiyle yeni nükleer projelere ilişkin planları koordine etme anlaşmasına öncülük etti. Bu girişimle bölgede ortak bir nükleer teknoloji standardı oluşturulması amaçlanıyor. Haziran ayında ise eyaletin Kamu Hizmetleri Komisyonu, yeni santrallerin kurulacağı alanların belirlenmesi sürecini başlattı.



