UNEP Uyardı: Soğutma Cihazları 2050’de Üç Kat Artacak
UNEP, soğutma ihtiyacının artmasıyla 2050’de soğutma cihazlarının üç kat artacağını ve emisyonların yükseleceğini açıkladı.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), küresel ısınmanın etkisiyle artan soğutma ihtiyacının, dünya genelindeki soğutma ekipmanlarının 2050 yılına kadar üç katından fazla artmasına yol açacağını ve bu durumun sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde artıracağını duyurdu.
UNEP’in hazırladığı “Küresel Soğutma Raporu 2025”, Brezilya’nın Belem kentinde düzenlenen BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 30. Taraflar Konferansı (COP30) sırasında kamuoyuna tanıtıldı. Toplantıda UNEP İcra Direktörü Inger Andersen, UNEP İklim Değişikliği Bölümü Direktör Yardımcısı Ruth Zugman do Coutto, Brezilya Çevre ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Adalberto Maluf, İklim Eylemi Singapur elçisi Ravi Menon ve Barcarena Belediye Başkanı Renato Ogawa gibi önemli isimler yer aldı.
Rapora göre, 2022 yılında soğutma sistemlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonları 4,1 milyar ton karbondioksit eşdeğerine ulaştı. Bu emisyonların yaklaşık üçte biri soğutucu gaz sızıntılarından, üçte ikisi ise soğutma amacıyla kullanılan enerjiden kaynaklandı.
İklim değişikliğinin neden olduğu sıcaklık artışları ve gelir düzeylerinin yükselmesi, insanların soğutma sistemlerine daha kolay erişimini sağlıyor. Bu durum, 2050 yılına kadar küresel soğutma ekipmanı stokunun üç katına çıkacağı tahminlerini destekliyor.
Mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde, soğutucu gazların azaltılmasına yönelik politikaların uygulandığı senaryolarda dahi 2050’de soğutma kaynaklı emisyonların 7,2 milyar ton karbondioksit eşdeğerine yükselebileceği öngörülüyor.
Alternatif olarak sunulan “Sürdürülebilir Soğutma Yolu” stratejisi, 2050 yılına kadar dünyadaki soğutma cihazı sayısının yaklaşık yüzde 40 oranında azaltılabileceğini ve emisyonların 2,6 milyar ton karbondioksit eşdeğeri düşürülebileceğini vurguluyor. Bu strateji, şehirlerde uygun altyapı sistemlerinin kurulması, pasif soğutma yöntemlerinin benimsenmesi, düşük enerjili ve hibrit soğutma sistemlerine geçiş yapılması ve hidroflorokarbon gazlarının azaltılmasına yönelik etkili politikaların sürdürülmesini içeriyor.
UNEP İcra Direktörü Inger Andersen, raporun amacının, soğutma ihtiyacı duyan bireylerin bu hizmete daha kolay ulaşabilmesi ve sektörden kaynaklanan emisyonların azaltılması için izlenmesi gereken yolları belirlemek olduğunu ifade etti. Aşırı sıcaklıkların iklim krizinin en belirgin göstergelerinden biri olduğunu ve her yıl yarım milyon insanın ölümüne neden olduğunu belirten Andersen, “Kentsel ısı adası etkisi, şehirlerde sıcaklıkları 10 dereceye kadar artırabiliyor. Bu durum, sokakta hissettiğimiz ‘beton fırın’ etkisinin şehirleri tam anlamıyla bir fırına dönüştürdüğünü gösteriyor. Küresel ısınmayı sınırlama hedefleri gerçekleştirilemediği için ölümcül sıcak hava dalgalarının daha sık, daha şiddetli ve daha yoğun olacağı öngörülüyor. 2050 yılına gelindiğinde, tehlikeli sıcaklıklarla karşılaşan yoksul şehir nüfusunun yüzde 700 artabileceği tahmin ediliyor” dedi.
Andersen, soğutmaya erişimin su, enerji ve hijyen gibi altyapı hizmetlerinin bir parçası olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak, bu ihtiyacın karşılanmasının milyonlarca insanın hayatını koruyabileceğine dikkat çekti. Soğutmanın sadece klima sistemleri ile sınırlı olmadığını belirten Andersen, “Bu ısı krizinden yalnızca klimayla kurtulamayız. Eğer sadece klimaya yönelirsek, sera gazlarını artırır, maliyetleri yükseltir ve elektrik şebekelerinde aşırı yüklenmelere neden olabiliriz. Bunun yerine, akıllı binalar, uygun maliyetli soğutma ve doğal soğutma yöntemleri gibi çözümleri düşünmeliyiz” şeklinde konuştu.
İklim değişikliği ile ilgili sorunlara değinen Menon, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporlarına atıfta bulunarak, “Güney ve Güneydoğu Asya’da yaklaşık 1 milyar insan aşırı sıcaklardan etkilenebilir. Isı stresi halk sağlığını olumsuz etkiliyor ve bilimsel kanıtlar bunun giderek arttığını gösteriyor. Ayrıca sıcak hava, açık havada çalışmayı zorlaştırarak iş gücü verimliliğini düşürüyor” dedi. Maluf ise şehirlerin artan sıcaklıklara uyum sağlaması ve dayanıklı yapılar inşa etmenin öncelikli konulardan biri olması gerektiğini belirtti. Ogawa, Barcarena’nın doğal soğutma sistemlerine katkılarına dair bilgi verdi.
Toplantı, raporun detaylarının Coutto tarafından paylaşılmasının ardından sona erdi.




