İnsansı Robot Yatırımları 6 Milyar Doları Aştı
İnsansı robot sektörüne yapılan yatırımlar 6 milyar doları geçerken, gelecekte büyük pazar fırsatları sunuyor.
Yapay zeka alanındaki gelişmeler ve üretim maliyetlerindeki azalma, insansı robot sektörüne yönelik yatırımları önemli ölçüde artırdı. Fiziksel yapay zeka yatırımları 6 milyar doları geçerken, finans uzmanları bu alanı yapay zeka devriminin en büyük pazar fırsatlarından biri olarak değerlendirmeye başladı.
Goldman Sachs, insansı robot pazarına yönelik 2035 yılı için yaptığı tahmini altı kat artırarak 6 milyar dolardan 38 milyar dolara yükseltti. Bankanın araştırma ekibi, robotların kendi kendine öğrenme yeteneklerinin gelişmesini sağlayan uçtan uca yapay zeka eğitimini, bu alandaki en önemli yenilik olarak öne çıkardı. Ayrıca, 2030 yılına kadar çoğunluğu endüstriyel kullanım amaçlı olmak üzere 250 binden fazla insansı robotun sevk edilmesi bekleniyor.
SoftBank’ın CEO’su Masayoshi Son, fiziksel yapay zekanın merkezde olduğu insansı ve endüstriyel robotik alanının, gelecekte trilyon dolarlık şirketlerin doğacağı bir sektör olacağını ifade etti.
İnsansı robotlar, pilot aşamaları geride bırakarak artık üretim hatlarında aktif bir şekilde görev almaya başladı. Agility Robotics tarafından geliştirilen “Digit” adlı robot, bir lojistik merkezinde 100 binden fazla taşıma işlemini başarıyla tamamladı. Bu başarının ardından, şirket Toyota’nın Kanada’daki fabrikasında parça lojistiği yönetimi için bir hizmet sözleşmesi imzaladı. Boston Dynamics ise elektrikli “Atlas” modelinin 2026 yılı üretim kapasitesinin tamamını doldurduğunu duyurdu. İlk teslimatların yapılacağı Hyundai fabrikasında robotlar, araç parçalarını ayıklama görevini üstlenecek. Benzer şekilde, Figure AI firmasının “Figure 02” modeli, BMW’nin Güney Carolina’daki fabrikasında yürütülen 11 aylık süreçte 30 binden fazla aracın montajına ve 90 binden fazla sac parçasının taşınmasına yardımcı oldu.
Sektördeki maliyet düşüşünün arkasında, üretim tekniklerinden ziyade yazılım mimarisindeki köklü değişimler yatıyor. Agility Robotics, Figure AI ve NVIDIA gibi öncü şirketler, “simülasyondan gerçeğe aktarım” (sim-to-real) adı verilen bir eğitim yöntemine yöneldi. Bu yöntem sayesinde robotların tüm davranışları sanal bir fizik simülatöründe öğretiliyor ve ardından ek bir ayar gerektirmeden fiziksel donanıma aktarılıyor. NVIDIA’nın geliştirdiği “GR00T N1” modeli, çevreyi algılayan bir görme-dil modülü ile motor komutlarını gerçek zamanlı üreten bir transformatör modülünü bir arada sunuyor. Bu altyapı, tek bir yapay zeka modelinin farklı robot gövdelerine ve görev türlerine uyum sağlamasına olanak tanıyor.
Çinli üreticilerin, özellikle Unitree firmasının parça üretimini ölçeklendirmesiyle aktüatör maliyetleri yarı yarıya azaldı. Donanımların standartlaşması ve simülasyon tabanlı yazılımlar sayesinde, 2023 yılında 150 bin doların üzerinde olan ticari insansı robot fiyatları 40 bin ila 60 bin dolar aralığına geriledi. Robotların kiralama modeliyle saatlik yaklaşık 30 dolara sunulması, üreticilerin yüksek ön sermaye harcaması yapmadan bu teknolojiyi benimsemesini kolaylaştırıyor.
Analistler, insansı robot üretiminde Çin’in belirgin bir üstünlüğe sahip olduğunu ve ABD’nin bu farkı kapatmaya çalıştığını belirtiyor. Çin merkezli Unitree Robotics, geçen yıl yaklaşık 5 bin 500 ünite sevk ederken, bu yıl 10 ila 20 bin ünite hedefliyor. Ancak, Çinli üreticilerin pazar hakimiyeti, uluslararası alanda hukuki ve güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Çin’deki Ulusal İstihbarat Kanunu’nun 7. maddesi, ülkedeki tüm şirketlerin devlet istihbarat faaliyetlerine destek vermesini zorunlu kılıyor. Bu durum, şirket sunucularının nerede bulunduğuna veya gizlilik sözleşmelerine bakılmaksızın geçerliliğini koruyor.
ABD Kongresi, Unitree’nin Çin ordusuyla ilişkili kurumlarla olan bağlantılarının incelenmesi için adımlar attı. Senatoya sunulan “2026 ÇKP Casus Teknolojilerini Engelleme Yasası” tasarısı, Unitree’yi doğrudan hedef alarak ulusal güvenlik soruşturması açılmasını ve federal fon alan araştırmacıların bu donanımları kullanmasının kısıtlanmasını öngörüyor. Ayrıca, siber güvenlik araştırmacıları, daha önce Unitree’nin bazı robot köpek modellerinde, cihazın kamera, ses ve sensör verilerine erişim sağlayan gizli bir arka kapı tespit etmişti. Şirket, bu sorunu çözdüğünü ve yeni insansı modellerin daha güvenli bir mimariye sahip olduğunu belirtse de bağımsız bir güvenlik denetim raporu henüz yayınlanmadı. Bağımsız araştırmacılar, şirketin “G1” adlı insansı robot modelinde Çin’deki sunuculara telemetri, ses ve mekansal veri akışı yapıldığını ve internete sızdırılmış sabit şifreleme anahtarlarının kullanıldığını öne sürdü. Unitree ise bu iddiaları reddetti.
NVIDIA, bu güvenlik endişelerine yönelik olarak robot alt sistemlerine yönelik tüm yazılım güncellemelerinin kendi onay mekanizmalarına sahip çipler üzerinden gerçekleştirileceğini açıkladı. Şirket ayrıca ABD, Avrupa ve Güney Kore’deki yerli üreticilerle benzer referans platformları geliştirmeyi hedefliyor.
Pazardaki hızlı büyümeye rağmen, insansı robotların genel amaçlı kullanımı önünde bazı teknik engeller bulunuyor. Uzmanlar, robotların farklı şekil, ağırlık ve esneklikteki nesneleri hassas bir şekilde kavraması ve sesli komutlarla doğal etkileşim kurması konularının henüz tamamen çözülemediğini belirtiyor. Robotlar, belirli fabrika zeminlerinde başarılı olurken, düzensiz ve öngörülemeyen ortamlarda zorlanıyor. Mevcut ticari insansı robotların batarya ömürleri iki ila sekiz saat arasında değişiyor. Ayrıca bipedal robotların endüstriyel alanlardaki zemin farklılıklarına karşı dengede kalma güvenilirliği henüz tam olarak kanıtlanmadı. Beton yüzeylerdeki yağ kalıntıları gibi düşme risklerine yönelik uluslararası yürüyüş robotu standartları henüz taslak aşamasında bulunuyor.
Güvenlik standartları konusunda bazı yasal boşluklar da göze çarpıyor. Figure AI firmasına karşı açılan bir davada, bir mühendis şirketin robotunun insan kafatasını kırabilecek düzeyde yüksek darbe kuvveti ürettiğini öne sürdü. Mevcut iş sağlığı ve güvenliği mevzuatlarında, iki ayaklı yürüyen makinelerin kuvvet çıkış sınırlarını doğrudan düzenleyen spesifik bir standart bulunmuyor.
İstihdam üzerindeki etkiler değerlendirildiğinde, depo iş gücünün yaklaşık %25’inin sabit otomasyona uygun olmayan değişken görevlerden oluştuğu ve insansı robotların öncelikle bu alanları ikame edeceği öngörülüyor. Dünya Ekonomik Forumu raporları, otomasyonun küresel ölçekte yeni roller yaratacağını tahmin ederken, McKinsey Global Institute verileri 2030 yılına kadar dünya genelinde 400 milyon ila 800 milyon işin otomasyon nedeniyle dönüşebileceğini veya etkilenebileceğini gösteriyor. İnsansı robot pazarında 2026 yılı, ticari donanımların erişilebilir hale geldiği ve endüstriyel ölçekte üretimlerin başladığı gerçek bir başlangıç noktası olarak kabul ediliyor.




