Hakan Fidan, CAATSA Yaptırımları Hakkında Açıklamalarda Bulundu
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CAATSA yaptırımlarıyla ilgili diplomatik süreçlerin devam ettiğini açıkladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için yürütülen diplomatik süreçlerin devam ettiğini ifade etti.
NATO üyesi olmayan ve ABD ile ortak çıkarları bulunmayan birçok ülkeye askeri mühimmat satışının yapılırken Türkiye’ye bu satışların yapılmaması, Trump yönetimi döneminde mantıklı bir açıklaması olmayan bir durum. Kongre’de Türkiye aleyhinde etkili olan bazı düşüncelerin bu tür olaylarda etkisini görüyoruz. Türkiye’ye yönelik genel yaptırımların kaldırılması için gayret gösteriyoruz. CAATSA’nın yasaya dayanan bir durumu mevcut, ancak diğer konularda yaptırımların kaldırılması için sistematik çalışmalar yürütüyoruz. Bu çabaların etkilerini görmekteyiz. Diğer taraftan Halk Bankası davası ve Türkiye’nin talep ettiği konularda engellerin kaldırılması için daha rasyonel bir ilişkiye dönülmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Amerikan Helen Enstitüsü (AHI), eski Başkan Donald Trump’a Türkiye’ye yapılması planlanan ABD yapımı F-110 savaş uçağı motoru satışından vazgeçmesi ve Ankara’nın olası F-35 savaş uçağı alımına yönelik çabaları durdurması çağrısında bulundu. Geçtiğimiz günlerde Kathimerini gazetesinde yer alan habere göre, AHI Başkanı Nick Larigakis, Trump’a yazdığı mektupta, yönetimin Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağı programı KAAN için 700 milyon doları aşan GE Aerospace üretimi F-110 motorlarının satış tasarısını Kongre’ye bildirmesinden duyduğu derin endişeyi dile getirdi. Mektupta ayrıca, ABD yönetiminin Türkiye’nin nihayetinde F-35 uçaklarını edinmesine olanak tanıyabilecek bir yasal yolu gözden geçirdiğine dair haberlerden duyulan kaygı da ifade edildi.
Mektuba göre, yaptırımları haklı çıkaran koşullar değişmemiştir. Türkiye, S-400 sistemine sahip olmaya devam ederken, yaptırımlara yol açan yasal ve ulusal güvenlik endişeleri hâlâ çözülmemiştir. Bu nedenle AHI, yönetimin yaptırımları veya bunların dayandığı yasal çerçeveyi zayıflatabilecek politikalardan kaçınması gerektiğini savunmaktadır.




