ABD’nin 1.6 Milyar Dolarlık Maden Yatırımı Tartışma Yarattı
ABD, stratejik mineraller için 1.6 milyar dolarlık yatırım planıyla tartışmalara yol açtı. USA Rare Earth şirketinin geçmişi eleştiriliyor.
ABD yönetimi, stratejik minerallerde Çin’e olan bağımlılığı azaltmak amacıyla USA Rare Earth adlı madencilik şirketine 1.6 milyar dolarlık bir yatırım yapmayı planlıyor. Yılın başında duyurulan bu yatırım, büyük tepkilere yol açtı. Eleştiriler, şirketin daha önce ticari ölçekte nadir element çıkarma veya yüksek teknoloji ürünü mıknatıs üretme deneyiminin olmaması üzerine yoğunlaşıyor.
Teksas’taki Round Top sahasında 17 nadir elementten 15’inin bulunduğu tahmin ediliyor. USA Rare Earth, özellikle Çin dışındaki kaynaklardan temini zor olan ağır nadir elementleri üretmeyi hedefliyor. Ancak uzmanlar, bu sahadaki cevher yoğunluğunun düşük olduğunu ve maliyetlerin yüksek olabileceğini belirtiyor. ABD Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi de bölgedeki cevherin olağanüstü düşük tenörlü olduğunu vurgulamıştı.
USA Rare Earth, 2019’daki ön değerlendirmesinde gelirlerinin yarısının uranyum, hafniyum ve lityum gibi diğer metallerden geleceğini belirtmişti. Bu durum, işleme sürecinin karmaşıklaşmasına ve sermaye ihtiyacının artmasına neden olabileceği ifade ediliyor. Şirket, yeni planında farklı metallerin öneminin değiştiğini, ancak hafniyumun hâlâ ekonomik açıdan önemli bir rol oynayabileceğini savunuyor.
Ocak 2026’da açıklanan bu yatırım paketi, yalnızca bir hibe değil, karmaşık bir finansal yapı içeriyor. Yaklaşık 277 milyon dolarlık doğrudan nakit desteğinin yanı sıra, CHIPS Yasası çerçevesinde 1.3 milyar dolarlık düşük faizli kredi sağlanacak. ABD Ticaret Bakanlığı, bu yatırım karşılığında şirketten yaklaşık %10’luk bir hisse alarak kamu-özel ortaklığı modelini benimsemiş oldu.
Yatırım projesine yönelik kamuoyunda dile getirilen eleştiriler birkaç ana noktada yoğunlaşıyor. İlk olarak, geçmiş ve deneyim eksikliği dikkat çekiyor. Eleştirmenler, USA Rare Earth’ün henüz ticari ölçekte üretim yapan bir maden işletmediğine ve Teksas’taki Round Top projesinin hâlâ geliştirme aşamasında olduğuna vurgu yapıyor. Üretimin 2028’de başlaması hedefleniyor. Bu durum, devletin henüz kendini kanıtlamamış bir girişime büyük bir riskle girdiği yorumlarına yol açıyor.
İkincisi, çıkar çatışması iddiaları gündeme geliyor. Yatırımın, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile olan geçmiş bağları tartışmalara neden oldu. Lutnick’in eski şirketi Cantor Fitzgerald’ın, USA Rare Earth’ün özel sermaye toplama süreçlerinde liderlik etmesi, etik açıdan ahbap-çavuş kapitalizmi suçlamalarını beraberinde getiriyor. Üçüncü olarak, hükümetin proje başarısız olsa bile şirkette hisse sahibi olmaya devam edeceği bir model seçmesi, vergi mükelleflerinin parasının riskli projelere açık çek olarak sunulduğu eleştirisini doğuruyor.
Eleştirilere karşı USA Rare Earth ve ABD yönetimi, stratejik bağımsızlık ve tedarik zinciri konularında savunmalar yapıyor. Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki %90’a varan hakimiyeti, ABD için bir ulusal güvenlik meselesi olarak değerlendiriliyor. Hükümet, mükemmel bir aday beklemek yerine mevcut en büyük projeyi hızlandırmayı tercih ediyor. Şirket, sadece madencilik değil, Oklahoma’daki tesisiyle bu madenleri yüksek teknolojili mıknatıslara dönüştürme kapasitesine de sahip olduğunu belirtiyor. Round Top madeninin, ABD’deki en büyük ağır nadir toprak elementi yataklarından biri olduğu ve sadece lityum değil, savunma sanayii için kritik olan galyum ve berilyum da içerdiği vurgulanıyor.




