Dolar endeksi Fed beklentileriyle 2 ayın zirvesinde
Dolar endeksi, güçlü ABD verileri ve Fed’in faiz artıracağı beklentisiyle 101,24’e çıkarak yaklaşık iki ayın en yüksek seviyesini gördü.
Dolar endeksi, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasında şahin tutumunu koruyacağı beklentisinin güçlenmesiyle 101,24 seviyesine yükseldi. Böylece endeks, yaklaşık iki ayın en yüksek değerine ulaştı.
ABD ekonomisinin dayanıklılığını koruduğunu gösteren makroekonomik veriler, devam eden enflasyon baskıları ve Fed’in faiz artırımlarını sürdürebileceği öngörüsü, küresel piyasalarda dolara olan talebi artırıyor. Orta Doğu’daki jeopolitik riskler nedeniyle yatırımcıların daha likit varlıklara yönelmesi de dolar endeksindeki yükselişi destekliyor.
ABD’de imalat sanayisine ilişkin Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), eylülde 57 seviyesine çıkarak 52 ayın en yüksek değerini aldı ve piyasa beklentilerini aştı. Hizmet sektörü PMI da 58,7 ile 59 ayın zirvesine ulaştı.
Fed’in faiz artışı beklentisi güç kazandı
Ekonomik aktivitenin güçlü seyrini koruması ve enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon riskini canlı tutması, Fed’in daha sıkı bir politika izleyeceği beklentisini güçlendirdi. Para piyasalarındaki fiyatlamalara göre bankanın gelecek ay politika faizini 25 baz puan artırma ihtimali yüzde 70’e yükseldi.
Bu gelişmelerin ardından dolar endeksi 101,24 seviyesini görerek iki ayın en yüksek noktasına çıktı. Endeks, son olarak 29 Temmuz’da 101,49 seviyesini test etmişti.
Rabobank Kıdemli Döviz Stratejisti Jane Foley, güçlü PMI verilerinin ABD ekonomisinde Fed’in şahin üyelerini dahi endişelendirebilecek bir canlılığa işaret ettiğini belirtti. Foley, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr’ın ilave faiz artırımlarına ihtiyaç duyulabileceği yönündeki açıklamalarının da piyasalardaki beklentiyi güçlendirdiğini ifade etti.
Foley’ye göre söz konusu unsurlar, Fed’in gelecek ay yeni bir faiz artırımına gideceği yönündeki fiyatlamaları hızlandırarak dolara destek verdi. Avrupa Merkez Bankasının faiz artışlarını sürdüreceği beklentisi bulunsa da Avro Bölgesi’nin enerji ithalatçısı olması, avronun yükseliş potansiyelini sınırlayabilir. Foley, gelecek yıl yapılacak Fransa Cumhurbaşkanlığı seçiminin de avro üzerinde baskı oluşturabilecek bir unsur olduğunu söyledi.
Doların yönünde Japon yeni de etkili olacak
Ballinger Group Döviz Piyasaları Analisti Kyle Chapman, Fed’in daha şahin bir çizgiye dönmesi, risk iştahındaki zayıflama ve petrol fiyatlarının yüksek seyretmesinin doların değer kazanmasında başlıca etkenler olduğunu dile getirdi.
Chapman ayrıca, Warsh’ın para politikasındaki disipline bağlılığını yeniden vurgulamasının ardından ABD’nin kısa, orta ve uzun vadeli tahvil getirilerinde yükseliş görüldüğünü aktardı. ING Group Döviz Stratejisti Francesco Pesole ise güçlü ABD PMI verileri, artan petrol fiyatları ve zayıf risk iştahının doları destekleyen diğer unsurlar olduğunu kaydetti.
Dolar endeksi 100-100,5 bandına çekilebilir
Pesole, dolardaki son hareketin temel göstergelere kıyasla fazla ileri gitmiş olabileceği uyarısında bulundu. ABD’den gelecek verilerden herhangi birinin beklentileri aşması durumunda piyasaların ekim ayında bir faiz artışını tamamen fiyatlayabileceğini belirten Pesole, bunun kısa vadeli faizlerde yeni yükselişleri beraberinde getirebileceğini söyledi.
Beklentilerin gerçekleşmemesi halinde ise dolar endeksinin önümüzdeki haftalarda 100-100,5 aralığına geri dönebileceğini ifade eden Pesole, doların düşüş sürecinin sona erdiği yönünde kesin konuşmak için erken olduğunu vurguladı.
Pesole, dolar/yen paritesindeki gelişmelerin dolar açısından aşağı yönlü risk oluşturmaya devam ettiğini belirtti. Paritedeki hızlı yükselişin Japon yetkilileri müdahaleye yöneltebileceğini söyleyen Pesole, olası bir müdahalenin doların diğer para birimleri karşısında genel olarak değer kaybetmesine yol açabileceğini dile getirdi.




