Gelişen Ülke Piyasaları Tatil Döneminde Yükseliş Gösterdi

Gelişen ülke piyasaları, tatil döneminde sınırlı bir yükseliş gösterdi. Fed’in faiz indirimi beklentileri yatırımcıları destekliyor.

Küresel piyasalarda tatil dolayısıyla işlem hacimlerinde gözlemlenen düşüklüğe rağmen, gelişen ülke para birimleri ve hisse senetleri sınırlı bir artış gösterdi. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl en az iki faiz indirimi yapacağına dair beklentiler, riskli varlıkların değer kazanmasına yardımcı oldu. Yatırımcılar, bu hafta açıklanacak olan ABD istihdam ve enflasyon verilerine odaklanmış durumda. Analistler, olumlu küresel büyüme ve yapay zekâ yatırımlarının gelişen piyasalara destek sağladığını, ancak sıkılaşan finansal koşulların risk oluşturduğunu belirtiyor.

Pazartesi günü, ABD, Çin, Brezilya ve Güney Kore gibi önemli finans merkezlerinde resmi tatil olması nedeniyle işlem hacimleri düşük kaldı. Ancak buna rağmen MSCI gelişen ülke para birimleri endeksi %0,2, MSCI gelişen ülke hisse senedi endeksi ise %0,3 oranında artış kaydetti. Her iki gösterge de Cuma günü yaşanan kayıpların bir kısmını telafi ederek tarihi zirvelere yakın seviyelerde seyrini sürdürdü.

Geçtiğimiz hafta açıklanan zayıf ABD enflasyon verileri, yatırımcıların bu yıl en az iki faiz indirimi beklentilerini artırdı. Bu durum, gelişen ülke varlıklarına olumlu yansıdı. Yatırımcıların dikkatle takip ettiği veriler arasında ADP özel sektör istihdam verisi, Fed’in Ocak ayı toplantı tutanakları ve Fed’in tercih ettiği çekirdek enflasyon göstergesi bulunuyor. Hong Kong merkezli BNY’nin kıdemli stratejisti Wee Khoon Chong, doların zayıflamasının Asya-Pasifik para birimleri ve riskli varlıkları desteklediğini ifade etti.

Günün en iyi performans gösteren para birimlerinden biri Macar forinti oldu. Seçim kampanyalarının sona yaklaşması ve hükümet değişikliği ihtimalinin Avrupa Birliği fonlarının önünü açabileceği beklentisi yatırımcıların ilgisini artırdı. Öte yandan, Malezya ringgiti yıl başından bu yana dolar karşısında yaklaşık %4 değer kazanarak güçlü seyrini sürdürdü. Analistler, hızlanan büyüme ve doğrudan yabancı yatırımların, özellikle veri merkezi ve teknoloji tedarik zinciri alanında, bu para birimini desteklediğini belirtiyor.

Offshore yuan ise yaklaşık üç yılın en güçlü seviyesine ulaştı. Pekin yönetimi, yuanın küresel kullanımını artırma çabalarını sürdürüyor. Hafta sonunda yapılan açıklamada Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, tüketimin artırılması ve yatırımların genişletilmesi çağrısında bulundu. Hisse senetleri tarafında ise teknoloji hisselerinde dalgalanmalar gözlemlendi. ABD Savunma Bakanlığı’nın bazı büyük Çinli şirketleri askeri destek listesine eklemesi ve ardından listeyi geri çekmesi belirsizlik yarattı. Bu durum, Alibaba hisselerinin Hong Kong’da %3’ten fazla düşmesine neden oldu.

BNY EMEA Makro Stratejisti Geoff Yu, küresel finansal koşullardaki sıkılaşmanın gelişen ülke para birimlerinde carry işlemlerini baskı altına aldığını belirtti. Yüksek getirili para birimlerinde pozisyonların zirveye ulaştığını ifade eden Yu, Latin Amerika para birimlerinin yüksek pozisyonlanma nedeniyle çıkış riskine daha açık olduğunu vurguladı. BNY, ABD kaynaklı finansal koşulların gelişen piyasalardaki yönü belirleyeceğini ve Fed’in gevşeme beklentilerinin sınıra yaklaşması halinde desteğin zayıflayabileceğini belirtti.

BlackRock ise gelişen piyasalar konusunda yapıcı bir duruş sergiliyor. Şirket, küresel büyümenin güçlü seyri, hem gelişmiş hem de gelişen ülke merkez bankalarının faiz indirimi eğilimi ve yapay zekâ yatırımlarındaki artışın gelişen piyasalara destek verdiğini ifade etti. 2025 yılında gelişen ülke borç ve hisse senedi ETP’lerine sırasıyla 152 milyar dolar ve 103 milyar dolar giriş gerçekleştiği belirtiliyor. BlackRock, özellikle sert para cinsi gelişen ülke tahvilleri, yüksek getirili ihraççılar ve yapay zekâ yatırımlarından fayda sağlayan Çin, Güney Kore ve Tayvan gibi piyasaları öne çıkarıyor.

Gelişen piyasalarda 2025’te başlayan güçlü performansın 2026’ya da taşınmış görünmesi, Fed’in faiz indirimi beklentileri, zayıf dolar ve yapay zekâ temalı yatırımların risk iştahını desteklediği gözlemleniyor. Ancak sıkılaşan finansal koşullar, carry işlemlerindeki aşırı pozisyonlanma ve ABD verilerindeki olası sürprizler kısa vadeli oynaklık riskini artırıyor. Uzmanlar, gelişen piyasalarda seçici olmanın ve özellikle sert para cinsi borçlanma araçlarına odaklanmanın daha temkinli bir strateji olabileceğini vurguluyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu