Reeskont Kredileri İhracatçılar İçin Hayati Öneme Sahip
İhracatçılar, reeskont kredilerindeki artan talep ve teminat sorunlarıyla mücadele ediyor. Sektör temsilcileri acil çözümler bekliyor.
MERVE YİĞİTCAN
Artan üretim maliyetleri ve döviz kurlarının etkisiyle zor günler geçiren ihracatçılar, finansmana erişim konusunda reeskont kredilerine yönelmiş durumda. Ancak, bu kredilere olan aşırı talep nedeniyle, normalde 30 gün içinde tahsis edilen krediler için artık yıl sonuna sıra verilmeye başlandı. Günlük 4,5 milyar TL limitin açıldığı anda tükendiği belirtilirken, ihracatçılar mevcut limitlerin bir an önce artırılmasını talep ediyor. Ayrıca, teminat mektubu sistematiğinde de değişiklik yapılması gerektiği ifade ediliyor.
İhracatçılar, aşırı teminatlandırma nedeniyle çifte finansman yükü altında olduklarını belirtiyor. Ticari kredi faizlerinin yüzde 50’nin üzerinde seyrettiği bir ortamda, ihracatçılar TL reeskont kredilerine yöneliyor. Ancak, bu kredilerin başvuruları alındıktan sadece birkaç dakika içinde tükeniyor. Normal dönemlerde 30 gün içinde tahsis edilen krediler için şimdi 6 ay sonrasına sıra verilmeye başlandı. Limitlerin talebi karşılamakta yetersiz kaldığını vurgulayan ihracatçılar, jeopolitik gelişmelerin Türk ihracatçılarına bazı fırsatlar sunduğu bu dönemde, reeskontta günlük limitin artırılmasının büyük bir rahatlama sağlayacağını ifade ediyor.
Teminat Mektubu Sorunu
Reeskont kredilerinde yaşanan bir diğer sorun ise yüksek teminat mektubu talepleri. Şu anki TL reeskont faizi yüzde 19-20 seviyelerinde olmasına rağmen, peşin alınan faizler nedeniyle maliyetler yüzde 25,50’ye çıkıyor. İstenen teminat tutarı ise, talep edilen kredinin yüzde 30 daha fazlası oluyor. Örneğin, 10 milyon TL’lik reeskont kredisi talep eden bir ihracatçı, 13 milyon TL’lik teminat mektubu vermek zorunda kalıyor. Bu durumda, ihracatçı eline geçen 7,9 milyon TL’lik kredi için 13 milyon TL’lik teminat göstermek zorunda kalıyor.
Sektör temsilcileri, teminat limitlerinin tükendiğini belirterek, sistematiğin acilen ihracatçılar lehine değiştirilmesi gerektiğini savunuyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, bu durumu eleştirerek, ihracatçının henüz eline geçmeyen paranın karşılığında yüzde 100 fazlasına denk gelen bir teminat mektubu vermek zorunda kaldığını vurguladı. İş dünyası, bu fazladan teminatların bankalardaki limitleri gereksiz yere tükettiğini ve yüksek mektup komisyon masrafları oluşturduğunu belirterek, ekonomi yönetiminden acil bir revizyon bekliyor.
Limitlerin Yetersizliği
TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat, emek yoğun sektörlerde yaşanan finansman sıkıntısının temel nedeninin maliyetlerin yanı sıra teminat bulamama sorunu olduğunu ifade etti. Firmaların kredi limitlerinin dolduğunu belirten Fayat, Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan 100 milyar TL’lik destek paketinin, İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE) ve KGF kefaletleriyle daha aktif bir şekilde reeskont taleplerine yansıtılması gerektiğini vurguladı. Teminat kanalları açılmazsa, uygun finansmanın sahada hiçbir anlamı kalmayacağını belirten Fayat, teminat krizini aşamayan firmaların reeskont yerine piyasa faizlerine mahkum kaldığını ve bunun da darboğazı büyüttüğünü dile getirdi.
Enflasyon Üzerindeki Etkisi
Reeskont kredilerindeki sıra çıkmazının temelinde günlük limit yetersizliği olduğunu doğrulayan TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı Yavuz Eroğlu, ekonomi yönetiminin dezenflasyon programı çerçevesindeki yaklaşımını değerlendirdi. Eroğlu, reeskont kredilerinin tamamen ihracat belgeleriyle kapatılan bir enstrüman olduğunu belirterek, mevcut sistemin iç talebi artırmadığını, dolayısıyla enflasyon üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını ifade etti. Eroğlu, ihracatın istenen seviyede gitmediğini ve bu nedenle reeskont kredilerinin artırılmasının ihracatçının sıkıntılarını çözmek için en etkili yol olduğunu vurguladı.
Acil Çözümler Gerekiyor
Finansmana erişim sorununu acilen çözülmesi gerektiğini belirten Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili Ahmet Güleç, küresel pazarlardaki belirsizlikler ve jeopolitik riskler nedeniyle ihracatçıların zorlu bir süreçten geçtiğini hatırlattı. Güleç, finansman kanalları açılmazsa rekabetçiliğin kaybedileceğine dikkat çekerek, Avrupa pazarında Polonya ile bile rekabet edemez hale geldiklerini belirtti. Reeskont kredilerindeki tahsis sürelerinin 6 aya kadar uzamasının yaratacağı sorunlara da değinen Güleç, ihracatçının bugünkü ihtiyaçlarına göre finansmana erişimin sağlanması gerektiğini vurguladı.
Finansmanda Küçük İyileştirmeler Önemli
Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Başkanı Burak Önder, son 3 yılda hem küresel pazarlardaki gelişmeler hem de iç piyasa dinamikleri nedeniyle zor bir süreçten geçildiğini belirtti. Öz sermaye yetersizliğinin en büyük sorunlardan biri olduğunu ifade eden Önder, dış kaynağa sürekli ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Geçmişte finansmana ulaşmanın kolay olduğunu, ancak günümüzde bunun zorlaştığını vurgulayan Önder, reeskont kredi limitlerinin artırılmasının hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Maliyet unsurlarındaki en küçük bir iyileşmenin bile ihracatçılar için büyük bir destek olacağını ifade etti.
Bekleme Lüksü Yok
Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, ayakkabı sektöründe reeskont kredilerine yönelik yığılmanın diğer sektörler kadar yoğun olmadığını belirtti. Ancak, ticari kredi faizlerinin yüzde 50’yi aştığı bir ortamda reeskontun hala önemli bir mekanizma olduğunu vurguladı. İçten, ihracatçının malzeme tedariki ve üretim için bekleme lüksü olmadığını, bu nedenle Merkez Bankası’nın limitlerde sağlayacağı genişlemenin sektöre fayda sağlayacağını ifade etti.




